Mutlaka İzlemeniz Gereken 5 Film

Günümüzün en popüler sanat kültürlerinden bir tane side beyaz perdedir. Beyaz perdede şimdiye kadar kah güldük kah ağladık, ama hiçbir zaman vazgeçmedik. Bizlerde sizlere hayatınızda mutlaka izlemeniz gerek 5 klasiği sunuyoruz (eğer izlemediyseniz). İşte o 5 klasik;

Esaretin Bedeli

Esaretin bedeli, Red ve Andy isimli iki mahkumun hapishanede kendi başlarına kurdukları dünyanı anlatmakta. Andy, genç ve başarılı bir banker iken bir anda karısını ve karısının sevgilisini katletme suçundan yargılanır ve müebbet hapis cezası ile yargılanır. Shawsank Hapishanesi’nde işkence, tecavüz vb. her türlü durum yaşanmaktadır ama Andy yinede iyimserdir. Bu iyimserlik Andy’nin etrafındakileride etkiler ve Andy’nin bu iyimser ve umut dolu bakış açısı bir süre sonra etrafında ki bütün mahkumları, parmaklıklar ardında olsalar bile özgür bir yaşam yaşayabileceklerine inandırır. Andy’nin bu çabalarının bir ortağı vardır ve oda Red. Bir Stephen King uyarlaması olan Esaretin Bedeli, 1995 senesinde en iyi film ödülüde aralarında olmak üzere tam olarak 7 dalda Oscar ödülüne aday olarak gösterilmiştir.

Yeşil Yol

Bir hapishane görevlisi ile mahkumun hikayesini anlatan Yeşil Yol, Paul Edgecomb’un John Coffey isimli Korkunç görünümlü bir mahkumla olan hikayesini anlatmakta. Paul Edgecomb hapishanede idama mahkum eden mahkumların son yolculuğuna uğurlamakla görevlidir. Çalışıtığı yıllar içerisinde birçok mahkum idam etmiştir. Günlerden birinde John Coffey ile tanışır ve John Coffey görünenin aksine ürkütücü değil tanıdıkça saf ve temiz ruhlu birisidir. Coffey, iki küçük kız çocuğunun ölümünden yargılanmaktadır ve zamanla Coffey’in doğa üstü güçleri, karakteri ve suçu hakkında bilgi vericektir.

Piyanist

İkinci Dünya savaşı sırasında yaşanan gerçek bir olaydan yola çıkılarak çekilen Piyanist, İkinci Dünya savaşı savaşı sırasında yaşanan bir dramı konu almaktadır. Polonya’lı ünlü bir piyanist olan Wladyslaw Szpilman’ın anılarını anlattığı aynı isimi paylaşan kitaptan yola çıkılarak beyaz perdeye uyarlanmıştır. Piyanist, Nazi işgali altında olan Polonya’nın yaşamanın imkansızlaştığı bir yere döndüğü zamanda, mucizevi bir şekilde esir kampına gitmekten kurtulan piyanistin Polonya’nın Varşova şehrinin kenar mahallelerinde yaşadığı yaşam mücadelesini konu almaktadır. Günü geldiği zaman bu kenar mahallelerden kurtulup, başkentin harabelerine sığınacak ve hiç beklemediği bir anda gelen yardım ile tekrardan eski umuduna geri kavuşacaktır.

Kitap Hırsızı

Liesel Meminger henüz dokuz yaşındayken, İkinci Dünya Savaşı sırasında Almanya’da bir ailenin manevi kızı olur. Çok sevdiği manevi ailesi ve yanlarında kalan bir sığınmacı olan Max vasıtası ile okuma ve yazmayı öğrenen Liesel kitap okumayı çok sever ve kitaplarla farklı bir bağ kurar. Liesel ve Max’ın içlerinde bulundukları savaştan ve etrafında ki insanların kötülüklerinden kaçmanın tek yolu kitapların içerisindeki kelimelerin sunduğu hayal dünyasıdır. Fakat bir Yahudi olan Max, sürekli diken üstündedir.

Mandela: Özgürlüğe Giden Uzun Yol

Güney Afrika’nın efsane olan özgürlük savunucusu Nelson Mandela’^nın yaşamını doğuşundan itibaren kronolojik biçimde takip eden film, Mandela’nın doğuşundan, demokratik seçimlerle Güney Afrika’nın ilk başkanı olmasına kadar geçen süreci anlatıyor. Henüz bir üniversitede hukuk öğrencisiyken, politika ve demokrasiye olan inanç ve ilgisinden dolayı Güney Afrika’da demokrasinin en önde gelen savaşçılarından birisi olmuştur.

Yorum bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

X